9 Eylül 2011 Cuma

Dersini Almış da Ediyor Ezber

Zaman ne çabuk geçiyor.

Üç aylardı, ramazandı, bayramdı derken şimdi de okullar açılacak. Neşeli bir telaş, bütçede koca bir delik, gözleri ışıl ışıl parlayan bebeler. Ama kırtasiye malzemeleri yok mu, çıldırtıyor beni. Kullanacağımı bilsem hepsinden beşer onar alacağım.

Ama alamayanlar da var.

Hatta cicili bicili kırtasiye yaşını geçmiş, artık üniversiteli olmuş ama imkanların yetmediği, dershaneye bile gitmeden üniversiteyi kazanmış, okul birincisi olarak ailelerini gururlandırmış çocuklar var. Kimi aile servetini döker okusun diye, çocuk bir adım gitmez, kimi aile var okutamayacak üniversiteyi kazanamasın diye dua eder. Zaten kim demiş ki dünya adil diye!

İşte bu yüzden sevgili dostlarım, eğer okumaya çalışan öğrencilere bi lokma katkım olsun derseniz hesap numaram aşağıda. Şuan yardım bekleyen 3 adet üniversite öğrencisi ile 2 tane lise öğrencisi var.

Eee ne demişler, ne verirsen elinde o gelir seninle

Hayırlı cumalar

Bilgen,çoksıkıldım

Bilgen Uçar Yapı Kredi Bankası, Ford Otosan Şb 24587052 hesap no

25 Ağustos 2011 Perşembe

Süper Anne, Brad, Tropik Ada

İnsanlar kendi başaramadıklarını, başkaları başardığında, takdir etmek yerine ya bahane bulurlar ya da kötülerler.

Sabırlı, çabuk sinirlenmeyen ve dediğini yaptırabilen bir anne olduğum için, etrafımdakiler beni takdir etmek yerine sürekli başka cümleler sarf edip duruyorlar. Onlardan takdir filan beklediğim olmadığından, şimdi hepinize SÜPER anne nasıl olduğumun sırrını örnek ile açıklayacağım.

İşten gelmişsiniz. Ayaklarınız şişmiş, beliniz ağrıyor, başınız çatlamak üzere. Tek istediğiniz 5 dakika hiç ses duymadan, ışık görmeden yatmak. Sadece 5 dakika.

İçeri sessizce girip, kimse beni fark etmeden yatak odasına süzülebilir miyim diye ayak ucunda sessizce yürürken, arkanızda duyduğunuz bir ses ile irkiliyorsunuz; “anne, napıyorrrrrsun?”

İşte düşmana yakalandınız. Artık kaçış yok, direnmeğe gerek yok. Teslim olmak kesinlikle en acısız yöntem. Teslim olmanın en başarılı yolu sevgi gösterisidir.

- Çok özledim sizi tatlım da odalarda sizi arıyordum. Demek buradasın ve benden saklanıyorsun ha, gel buraya bakayım, bi kocaman sarıl bana.

Bu sarılma sonrasında sevgiye susamış diğer evladınızda sizi fark eder ve artık kaçışınız yoktur.

“tepemden inmiyorlar” lafı mecazi bir laf değildir. Tamamen gerçek, fiziksel bir ızdırabı anlatan bir cümledir. Saçınız acır, omzunuz acır, beliniz acır. Sinirleriniz yavaş yavaş gerilmeye başlar. Artık hareketleriniz gerginleşmeye, sevgi içeriğini kaybetmeye başlamıştır.

- Kurabiye yapalım mı annecim? Önerisi tepenizden inecekleri düşünüldüğünde çok cazip gelir. Hoş gözünüzde hep, çocukların halıda sessizce oynadığı, sizinde kanepede oturup tv seyrettiğiniz, o dergi reklamı sahnesi vardır. (Kanepe ne renk canlanıyor gözünüzde?)

Mutfağa geçersiniz. Artık ayaklarınız üzerine basılamayacak haldedir. Beliniz ise, bir bezi bile kaldıramayacak kadar ağrıyordur. Başınızın içinde oluşan fırtınalardan bahsetmiyorum bile.

Büyük kabı tezgaha koyarsınız, içine çocuklardan kurtararak biraz un, yağ, yumurta kırarsınız. Tabi o sırada kızınız yumurtayı ben kırıcam diye çekiştirdiğinden yumurtanın yarısını dışarı kırarsınız. Ama olsun, evladınız o sizin. Kurabiye yumuşak olsun diye bir kaşık yoğurdu bir türlü koyamazsınız koca kaba, çünkü oğlunuz ben koyucam diye elinizi kendine çekerken, kızınız da elinizi diğer yana çektiğinden yoğurt dökülmüştür tezgaha. Ama ne önemi var evlatlarınız onlar. Yaratıcı ruhları gelişmekte, el becerileri gelişmekte, kendilerine güvenleri artmakta, anneleri ile paylaşım içinde olduklarından aranızdaki bağ güçlenmekte. Peki her şey bu kadar olumluysa şu boynunuzda sertleşen kas neyin nesi? Peki bu başınıza birden giren ve diğerlerini bastıran ağrı ne? Peki neden dişlerinizi sıkıyorsunuz?

Dört tane el, cıvık hamurdan kurabiye hamuru yapmaya çalışırken, arada bir dikkatleri dağılıp cıvık cıvık ellerini üstüne çıktıkları sandalyeye sürmelerine aldırış etmemeye çalışıyorsun. Ama boynun artık iyice sertleşiyor, nefes alışların zorlaşıyor. İşte o sırada, şuan bile hangisi olduğunu hatırlayamadığım evlatlarımdan biri unu alıp, hamura ek yapmak istiyor, diğeri ise kendi tarafına çekiştiriyor. Sen donup kalıyorsun ve o beyaz toz bulutunu görmeden önce ağzından

- evladım, yapmayın gibi senin bile duyamadığın bir cümle çıkıyor ve sonra her yer bembeyaz.

İşte bu andan sonra birçok anne sinir krizi geçiriyor haklı olarak. Bense sakinliğimi koruyabiliyorum. Şimdide size sakinliğimi nasıl koruduğumu açıklıyorum.

Her yer bembeyaz olduğunda, bende ekran birden kararıyor. Birden tropik bir adada buluyorum kendimi. 50 kilodayım, bronz tenliyim, saçlarım dalga dalga belime kadar(belimde nasıl ince), pembe iri dudaklarım, şimdi ki yeşil gözlerim var. Sol elimde kocaman bir tektaş var. Beyaz kumlardan, ışıl ışıl parlayan denize doğru bakıyorum. Denizden bir adam çıkıyor. Bana doğru ilerliyor. Güneş ışıltıları kaybolduğunda bu adamı bir yerden çıkaracağım ama nerden Yarabbi, bizim sokakta mı çalışıyor acaba, yoksa Dolphine’de filan mı gördüm? Adam yanıma geliyor iyice,

- Tatlım, neden denize gelmiyorsun, diyor

- Brad, diyebiliyorum sadece, Brad Pitt

- Noldu tatlım, diyor, yüzün bembeyaz olmuş, bir şey mi oldu?

- Evet, diyorum.

Sımsıkı sarılıyor bana,

- Her ne olduysa tatlım, ben yanındayım ve birlikte çözemeyeceğimiz bir sorun yok, diyor. Anlat bakalım ne oldu, çocuklara mı bir şey oldu?

Brad çocuklarımdan bahsettiği an, yeniden mutfağıma dönüyorum. Brad’le tropik bir adada kurduğum hayalimin bile içine girebildiklerine göre demek ki bu iki küçük canavarı çok seviyorum ben ve demek ki Brad’le tropik bir adada bir hayat yaşayacakken, Allah bana iki küçük çocukla İzmit’te bir hayat verdiğine göre demek ki bu daha hayırlı diyorum.

Kendime yeniden geldiğimde, mutfak beyaz, çocuklar korku dolu gözlerle bana bakıyor oluyorlar.

- evet çocuklar, şimdi yaptığınız işi bırakın ve ellerinizi yıkayıp odanıza çıkın. Annenizi dinlemediğiniz için etrafı mahvettiniz ve benim şimdi mutfağı toplamam lazım. Oysa söz dinleseydiniz, hala birlikte kurabiye yapıyor olacaktık. Oysa şimdi ben temizlik yapacağım sizde odanızda ben olmadan oturacaksınız. Birlikte zaman geçiremeyeceğiz. Keşke böyle olmasaydı, diyorum.

İkisi de ağlamaya başlıyor, özür diliyorlar ve mutfaktan çıkıyorlar. Sense bir yandan mutfağı temizleyip bir yandan da tropik adayı düşlüyorsun ve aklına takılıyor, acaba Ahmet Brad’in beyaz keten gömleğine vişne suyu dökse Brad napar?

Bilgen,çocuklarımolmadanasla

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Bi Kanadımız Eksik

Ben çalışkan insanı severim. Çalışmaktan yerinmeyen, utanmayan, gocunmayan insanı severim. Kaç yıldır piyasanın içindeyim ve Türkiye’de işsizlik var diyene de gülüp geçerim.

İşte o yüzden de çalışkan insana, dilenmeyen insana, çabalayan insana yardım etmeyi severim. Dul kalıp da ağlanmak yerine, hayatın neresinden yakalayıp çocuklarıma bakmalıyım diyen kadına, çocuk okutmak için çabalayan eşine destek olan kadına, bakacak kimsesi olmayan yaşlıya ama diyorum ya dilenmeyen insana yardım etmeyi severim.

Bu tarz kadınlar var etrafımda. Kimisi dul kalmış, para değil temizlik işi istiyor ki eve ekmek götürebileyim diyor. Kimisi tarhana yapmış, onu satayım da ekmek parası çıksın diyor, kimi makarna kesmiş, silor yapmış çocuğumun harç parası çıksın diyor. Kimi yetim, kimi okumaya çalışıyor. Yardım etmek istedikten sonra edecek kişi çok.

Fitre, zekat ve oruç kefaretlerinizi gönderebilirsiniz.

Mis gibi, temiz, lezzetli ev tarhanamızdan alabilirsiniz. (Ben kefilim hem çok temizler, hem de çok lezzetli)

Hıımm yada elde kesilmiş, nefis makarna veya silorumuzdan alıp hem karnınızı doğurursunuz, hem de bir aileye destek olmuş olursunuz.

Ya da bayram geliyor evinizi ofisinizi temizletirsiniz.

Gördünüz mü iyilik yapmak ne kolay.

Allah hepimizin mekanını cennet etsin.

Bilgen,herkescennetegitmekisteramakimseölmekistemez

Not: 8.Ne Verirsen Elinle O Gelir Seninle Ramazan Yardım Kampanya mızın ikinci dağıtımlarını yaptık. Yardım edenlerden Allah razı olsun. Hakkınızı helal edin.

1 Ağustos 2011 Pazartesi

İşte Geldi Mübarek

Derler ki bugün kurtlarla kuşlar bile oruç tutarmış.

Oruç ki, hem bedenimizi, hem ruhumuzu, hem nefsimizi, hem dilimizi, hem aklımızı terbiye etme ibadetidir. Kötü düşünmeme, kötü söylememe, kötü eylemde bulunmama, açın halinden anlama, nefse yokluğu öğretme ibadetidir.

Allah niyetine girene tam manası ile tutmayı; yapamayana bir gün yapabilmeyi nasip etsin.

Sağlığımız elverişli,

Kazancımız bereketli,

İbadetimiz tam

Ramazanımız mübarek olsun.

Bilgen,amin

26 Temmuz 2011 Salı

Ne Verirsen Elinle O Gelir Seninle

8. Geleneksel Ne Verirsen Elinle O Gelir Seninle Ramazan Yardımı Kampanyamız için Karfur’un 29,90’lık Ramazan Kolisi’ni seçtik.

Eskiler kuralları bilir, yeniler için yazayım,

Bu bir yardım kampanyasıdır. Amacımız insanların şu mübarek ay vesilesi ile birbirlerine yardım etmelerini sağlamaktır. Yardımın birçok çeşidi var.

1) Para gönderme: İçinizden ne kadar geliyorsa para gönderirsiniz. Belki içinizden gelen bir koli almaya bile yetmeyecektir, önemli değil. Birikince göl olur, olmazsa biz o göl olsun diye su ekleriz J

2) Erzak gönderme: Nakit yok. Ama koli yada erzak aldınız, bize durumu bildirin, ya biz gelir alırız yada iletebileceğiniz adresi söyleriz

3) Haberdar etme: Çevrenizde yardıma muhtaç birileri var. Bize ulaşın, yardım edelim.

4) Ne lazım: Beni yada Nilay’ı arayıp, yapılabilecek bir şey var mı?, diye sorun. Muhakkak aracınıza ya da koli taşımak için kaslı kollarınıza ya da pohpohlanmaya ihtiyacımız vardır.

Haydi bakalım, pamuk eller cebe.

Bilgen ASLAN - Nilay AKÇELİK

0532 746 93 02 - 0555 309 70 01

Banka Hesap No:

Bilgen Uçar Yapıkredi Ford Otosan Şubesi 24587052

Nilay Akçelik Yapıkredi Ford Otosan Şubesi 21650187

15 Temmuz 2011 Cuma

Amin

Bugün 500 tane mesaj, mail ıvır zıvır gelir kandille ilgili.

Hepsi göğe yüksel, sular aksın, kuş çıksın, Peygamber Efendimiz yanında olsun vs vs vs gibi kafiyeli birçok güzel sözü bir araya getirir.

Aslında bu da bir emek belki ama ne bileyim senin sözlerin değil ki. Belki de o yüzden içime sinmiyor yada ben buldum bunuyorum, şımarığım, kadınım işte kapris yapıyorum.

Bu gece Yaradan bir sonraki Berat Kandili’ne kadar yaşayacakları belirleyecek. İyi tarafına denk gelirse günahlarımızı affedecek ya da kul hakkı dışındaki günahlarda belli indirimler uygulayacak. (Not: kılınmayan namazlar borçtur. Onlar için indirim uygulaması yok. Gidenlerden duyduğum kadarıyla burada yumuşak secdede kılmadıklarını, orada kızgın taş üstünde kılıyormuşsun)

Bir sene daha yaşamayı nasip eder mi bilmem ama bu maili alıyorsanız sizinle bir şekilde tanışmışız ve hayatımın bir yerinde olmanızdan rahatsız değilim demektir. Bu da demek oluyor ki sizi de cennette görmek isterim, ben cehenneme daha yakın olmama rağmen.

Allah beraat edenlerden olmayı nasip etsin.

Hayırlı kandiller,

Bilgen,amin

12 Temmuz 2011 Salı

Kaderimin Oyunu

Dün ders çalışmaktan yorulmuş, boş gözlerle televizyona bakıyordum. Başbakan konuşuyordu. Uzun uzun başbakana baktım.

Bu nasıl bir alınyazısı diye düşündüm. Bir ülkenin başındasın. Tek başına kaç dönemdir iktidarsın. Yani ne bileyim padişahın biraz daha medenileştirilmişi bir nevi.

Acaba insan ileride bu kadar büyük bir kariyere ulaşacağını hissediyor mudur yada ne bileyim kesin küçükken annesi falcıya gitmiştir de acaba falcılar “senin oğlan ileri de çok yükselecek” gibi bir şeyler söylemiş midir?

Bu nasıl bir talihtir ki de bunca insanın içinde birine vuruyor? Yani birine vuruyor olması değil sıkıntım, vuran kişi bunu hissediyor mu?

Mesela ben de hep prenses olacağımı filan hissediyorum, hadi günümüze uyarlayayım, başbakan olacağımı hissediyorum. Peki neden bu halk kapımın önüne gelip, “hadi bilgen, seni istiyoruz” demiyor. İlla benden mi bekliyorlar? İlla benim önümdeki kariyer için yıllarca sürecek ince hesaplar mı yapmam lazım? Neden doğuştan gelmiyor bazı büyük özellikler, neden hep çabalamak ve uğraşmak gerekiyor? Bir şey de şöyle havadan gelse de, “ooo süper oldu” desem.

Ama yok olmuyor işte. İlla çabalayacaksın. Kimse kapıma dayanıp, “biz seni istiyoruz, bizi sen yönet” demiyor. (Tövbe bak günaha girdim, bütün personelim beni ister)

O zaman çalışmaya devam. Hadi bakalım, ailenizin sigortacısı geldi, konut, dask,kasko,trafik,yangın,sağlık poliçeleriniz itina ile düzenlenir.

Bilgen,babasınınprensesi