7 Şubat 2013 Perşembe

KUTLAMALAR KUTLAMALAR


7 gün 7 gece süren kutlu doğum haftamın son gününe yaklaşıyoruz. Bu gece 12 itibari ile gerçek kutlamaları kabul edeceğim ve Cuma gecesi ise artık haftayı bitireceğim.
Yollanan şiirler için çok teşekkür ederim.
Yarın eğitimde olacağım, o yüzden kutlamaları mesaj veya mail yoluyla alabileceğim.
Bu sene maddi hediye istemiyorum, manevi hediyeler yapın; çağrımı duyup bana tablet almaktan vazgeçen annem, biraderim ve gelin hanım; dert değil, siz tablet alın. Kaç yıllık ailemsiniz sizi mi kıracağım, lafı olmaz, gönüller bir olsun J
Kapımda serenat yapmak isteyen bir gurup varsa da, bu gece yarısından sonra mutfak penceresinde müsait olurum, yarın yokum.
Birkaç ilden haber aldım, aş çadırları açılacakmış, çok sevindim.
Bazı dostlar bu sene Nobel ödüllerini benim için alacaklarmış.
Brad aradı. Bu sene Oscar’a aday gösterilmemiş ama Angelina ile konuşmuş, benim için bir çocuk daha evlat edineceklermiş. Ahh Brad ahh, çok biliyorsa kendi doğursun karın, dedim ama fitne fesatlık olmasın diye baskı yapmadım.
Daha neler neler var da, gündemi oyalamak istemiyorum bu doğumgünüm telaşıyla.
Sadece herşey için teşekkürler
Bilgen,narsist

19 Ocak 2013 Cumartesi

İyi ki Doğurmuşum


Yemeğe eşi dostu çağırmışsındır. Sabahtan beri de keyifli bir sofra olsun diye koşturmuşsundur. Dostlar gelir. Herkes sofraya kurulur. Yemekler yenir. Bakarsın ki herşey süper gidiyor, herkesin keyfi yerinde, sen de tatlını alır masanın bir ucuna oturur, yarım yamalak yakalığın sohbeti dinlemeye başlarsın. Tabi bütün gece hiç bu kadar uzun süre oturmadığın için omurgandaki sızıyı fark edersin. Ayaklarında ağrımıştır. Ama olsun, dostlar çoluk çocuk keyifli zaman geçirildi ya, biraz daha gömülürsün sandalyeye, ohhh işte gecenin en keyifli anı ve tuvaletten bir ses gelir;
-         - Annnnnnnneeeeeeeeee bittiiiiiiiiiiii!!!!!
Hiç üstüne alınmazsın. Ne çocuğu ya, senin çocuğun yok ki. Hem daha yaşın kaç? Bu da senin kendi evinde verdiğin bir yemek değil zaten, annenler tatile gittiler sende arkadaşlarını çağırdın.
O ses biraz daha yüksek tonda bir daha duyulur
-         - Annnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnneeeeeeeeeeeeeeeeeee biiiiiitttttttttttttttiiiiiiiiiiiiii!!!!!!

Ne bitti yaa ne bittiiiiii!!!!
O an biri gelse dese ki, “çocuğun götünü ben yıkarım ama 5000TL ni alırım” helali hoş olsun, al kardeşim.
-          -AAAAANNNNNNEEEEEEEEEEEEE!!!!!!
Gülümseyerek kalkarsın sofradan. Omurgandaki ağrı iyice batar, beden oturmak istiyor çünkü. Tuvalete doğru yol alırsın doğduğuna pişman, doğurduğuna pişman bir halde. Tuvalete girersin, klozette seni bekleyen bir yaratık vardır.
-        -  Anne, uzaylılar aslında uzayda yaşıyorlar, diye senin dünyanda olmayan bir muhabbete başlar.
Sen iki büklüm eğilerek taharet musluğuna ulaşmaya çalışırsın, o ise uzaylılarla ilgili tezi üzerine yorumlarını anlatır. Bu o kadar garip bir duygu ki, eğilmişsin iki büklüm birinin boklu kıçını yıkamak için o koca yorgun bedenini süreklemişsin, keyifli bir sohbeti kesmişsin ama o götü yıkadığın için mutlusun.
Teşekkür bile etmeden temizlenmiş yaratık tuvaletten çıkıp gidiyor. Sen tuvaletten salona doğru yorgun ve ağır bedeni sürüklerken içinden diyorsun ki “iyi ki doğurmuşum”

31 Aralık 2012 Pazartesi

Bugünü De Gördüükkk


Her sene yılın bitmesine birkaç gün kala falcıya gider, yeni gelecek yılın durum değerledirmesini alırım. Geçen sene kadın bana “süper bir yıl seni bekliyor” dediğinde, gözümde paraya para demiyeceğim, az çalışıp çok gezeceğim, gerçek aşkı bulacağım, 45 kilo vereceğim bir yıl olacak sanmıştım.
Bunların hiçbiri olmadı.
Ama süper bir yıl oldu.
Yılın ilk üç ayını kaderime ve bahtsızlığıma küfrederek geçirdim.
Sonraki 3 ayda aslında herşeyin benim içimde olduğunu, dışarda yaşadığım herşeyin benim yansımam olduğunu ve ben istediğim için bunca sıkıntının hayatımda olduğunu ve sadece nefes alarak herşeyi görebileceğimi kabul etmemeye çalışarak geçirdim.
Sonraki 3 ay ise, acaba bunlar gerçek olabilir mi, diye denemeye karar vermekle vermemek arasında geçti.
Ve son 3 ay ki gerçekten de bunların hepsini anladığım, özümsediğim, iliğime kadar yaşadığım bir 3 ay oldu.
Sanırım 34 yıllık hayatımda da yaşadığım en güzel 3 aydı. Olması gereken herşey oldu, gitmesi gereken gitti, kalması gereken kaldı. Ben kollarımı açtım ve sadece nefes alıyorum. Biliyorum ki aldığım her nefeste hayatıma güzellikler geliyor. Değişmesi gerekenler değişiyor. Ben de bunu büyük bir mutlulukla izliyorum.
Bu sene ki falda da 2013 mükemmel olacak dedi falcı ve o an dedim ki, demek ki hiç karanlık yerim kalmayacak.
Yaralarımızın iyileştiği,
İçimizin aydınlandığı,
Nefesimizin hep bağlantıda olduğu bir yıl olması dileğiyle
Bilgen,themelek

1 Ekim 2012 Pazartesi

TÜRKÜM, DOĞRUYUM, GURURLUYUM


Elifin okulundan bir kağıt göndermişler.
İtalya’nın bilmem ne kentinde “çocuk hakları” konulu bir resim yarışması yapılacakmış, öğrencimizin de katılımını istiyoruz vs vs vs
Ee bizim kız da pek sever doğduğu günden beri her yeri çiziktirmeyi, katılmak istedi.
Tabi önce Elif’e çocuk haklarının ne olduğunu anlatmak gerekti ki Türkiye Cumhuriyeti 1959 yılında bu bildirgeyi ilk kabul eden ülkeydi.
Bildirge diyor ki kısaca, din,dil,ırk ayrımı gözetmeksizin tüm dünya çocukları aynı haklara sahiptir. Bu haklar temel olarak, her çocuk doğduğunda bir adı olmalı ve bir ülkenin vatandaşı olmalıdır. Her çocuğun barınma, beslenme, tedavi ve eğitim hakkı vardır.
Elif’e bunları anlattım.
“O zaman ben bir anne, baba, çocuk çizeyim. Yanlarına Türk bayrağı yapayım. Yanlarına bir de Atatürk çizeyim” dedi Elif.
“Neden bayrak ve Atatürk çiziyorsun?” dedim
“Vatandaş olmalı dedin ya; vatan işte,  işte o yüzden” dedi
“ee kızım bayrak çiziyorsun, Atatürk resmine ne gerek var vatan demek için” dedim
“ANNE ŞAŞIRDIN MI SEN, ATATÜRK OLMADAN VATAN OLUR MU?”
Bilgen,gururlumelek

24 Temmuz 2012 Salı

yemek yemek yemek


Ben bu insanları anlamıyorum. Ne zaman televizyonu açsam iftarda su için, az yiyin, sahurda da az yiyin, çatlamayın, patlamayın vs vs vs.
Halbu ki şu hayatta kendini tutmadan yemek yeme hakkın olduğu, kimsenin seni çooooooooooooook yediğin için kınamadığı hatta kınamayı bırakın yemek yemenin senin hakkın olduğunu düşündüğü ve yiyebil diye çevrendeki herkesin çırpındığı sadece iki hal vardır; biiirr gebelik, iki oruç.
Bu iki hal dışında çok yediğinde herkesin senin kalçalarını nasıl eriteceğin hakkında bir fikri vardır veya ne zaman o çikolatalı tatlıya uzansan kalorisi daha az olup aynı tadı veren ve karnına yağ olarak gitmeyen diğer tatlılar hakkında ıvır zıvır dinlersin.
Zaten orucu açar açmaz 2-3 bardak suyu içiyorum kana kana, ardından 3 kaşık yedim yemedim doyuyorum. Masadakilere bakıyorum ve nasıl doyarım Allahım, diyorum. Masada bunca şey varken ben nasıl doyarım. Zorluyorum bir kaşıkcık daha. Yok olmuyor ve böylece yemek bitiyor. Off, sahur desen de 2-3 saat sonra yani arada keyif de yapılmıyor. İşte bu yüzden televizyonda yemeyin, uçmayın, kaçmayın dediklerinde deli oluyorum.
Yiyeceğim beaaa
Bilgen,themelek

8 Mayıs 2012 Salı

Oyyyy Oyyyy


Hep istiyorum ki, mevsim değişikliklerinde yazlık kışlık dolap yenilemesi yaptığımda, geçen yazdan aldığım pantolonu denediğimde bol gelsin. Hatta elimde kocaman bir çikolatalı dondurma olsun ve ben kendi kendime diyeyim ki, “Allah Allah o kadar da yiyorum nasıl da zayıflamışım”
Hatta o kıyafetleri bir torbaya koyup daralttırmam gereksin. Bu sıcakta terziye giderken ve ne kadar daralacağına karar verirken terliyim, sıkılayım. Her sene de bu eziyeti çekiyorum, daralttır daralttır nereye kadar, diyim. Terzi de bana oflayarak baksın ve “Bilgen Hanım, bunlar artık seneye daraltılmaz” desin.
Tamam anasını satayım, bol gelmesin de tam olsun bari, offffff.
Bilgen,themelek

20 Mart 2012 Salı

İŞTE GİDİYORUUUMMM

Güneş kıpır kıpır.

Rüzgar ılık.

Vücut yorgun.

İşte bahar geldi.

Bir hamak, güzel bir kitap, başın gölgede, vücudun güneşte, tatlı tatlı sallanırken keyif yapma zamanı geldi.

Artık gerinme, üstümüzdeki ölü toprağını silkeleme, yaz için spor yapmaya başlama, ekmek kadayıfı yerine magnum yeme zamanı geldi.

Kollarını bahar için kocaman açmış İzmit’i bırakıp birkaç günlüğüne eğitime gideceğim. Döner dönmez öğrendiklerimi elbette sizinle paylaşacağım. Ama o zamana kadar herkes işiyle alakalı olsun. Olay çıkmasın, kimse ölmesin, memleket sarsılmasın. Ekonomiye, toplumsal olaylara dikkat edin. Hır gür, kavga dövüş istemiyorum. Herkes 5 gün sıksın dişini ya, gözüm arkada kalmasın.

Hadi Allah’ın izniyle pazartesi görüşürüz, sağlıcakla kalın.

Bilgen,eğitimşart